1982 yılında İstanbul’da doğdum. Yani mahalle arasında top oynayıp, “son gol altın gol” diye kavga eden jenerasyondanım. Teknolojiyle ilişkim ise Atari salonlarında başladı, bugün yapay zekâ projelerine kadar geldi—kısaca joystick’ten algoritmaya uzanan bir yolculuk diyebiliriz.
Yazılım dünyasına adım attığımdan beri tek bir motivasyonum var: “Bu işi daha akıllı, daha hızlı ve mümkünse daha az sinir bozucu nasıl yaparız?” Çünkü kabul edelim, teknoloji bazen hayat kurtarır, bazen de “bu niye çalışmıyor şimdi?” diye insanı varoluşsal sorgulamalara sokar.
Yıllar içinde farklı projelerde yer aldım, büyük sistemler gördüm, küçük hataların nasıl büyük krizlere dönüştüğüne defalarca şahit oldum. O yüzden bugün yaptığım işlerde sadece “çalışıyor mu?” değil, “doğru çalışıyor mu, sürdürülebilir mi, yarın başımıza iş açar mı?” sorularını da soruyorum.
Bir yandan yazılım geliştirirken, diğer yandan girişimcilik tarafında da aktifim. Yeni fikirler üretmek, bunları hayata geçirmek ve insanların gerçekten işine yarayan çözümler ortaya koymak benim için işten çok bir refleks gibi.
Kısaca özetlemek gerekirse:
Kod yazarım, sistem kurarım, problem çözerim.
Bazen de kahve içerken “bunu daha iyi nasıl yaparız?” diye kendi kendime toplantı yaparım.
Eğer buradaysanız, muhtemelen bir noktada yollarımızın kesişmesi için iyi bir sebep vardır. 🙂